Meraba ben bilgisayardaki geri dönüşüm kutusunu silenkızım.bunun üzerine birkaç fotoğraf ve belge daha sildim ama onların nereyegittiği hakkında hiçbir fikrim yok.neden mi böyle işlerle uğraşıyorum?çünkü finallerimbitti,Ankara’ya geldim ve finallerde sayıkladığım planların hiçbiri şuan aklımagelmiyor.e madem ben de geri dönüşüm kutusunu sileyim de hayatımda birdeğişiklik olsun,silinen şeylerin nereye gittiği belli olmasın da azcık panikolayım dedim.
Böyle boş boş oturmuş akıp giden zamanı nasıl değerlendirsemdiye düşünürken zaman zaten akmış bulunuyordu bir kere,bu sayede aslında ben desorumluluklardan arınıyor ve zamanı değerlendirmek zorunda kalmıyordum.yanizaman kendi kendine değerlenmiyor hatta öldürdüğüm için geriye bir zaman bilekalmıyordu.ve tam bu sıralarda şartel attı.ya kısa devre yapmıştım ya da beynimona böyle sabah egzersizleri yaptırdığım için isyan ediyordu.çünkü bence zencive şişman bi beyne sahiptim,nasıl böyle bir hareketlilik beklerdim ondan bir anda.buyaptığım haksızlık hatta işkence olurdu.ben de sırf bu yüzdenbıraktım.düşünmeyi bıraktım.hem zaten günümüzde çoğu şeyi yapmak için düşünmeyegerek yoktu ki.düşünmeden de çoğu işini görebiliyor hatta bir iş sahibi bileolabiliyordun.ben de abartmayıp pc’de temizlik yapmaya başladım.klasörler,indirilenyazılar,belgeler,fotoğraflar,karikatürler HERYER HERYERDEYDİ.şöyle bir gözdengeçirdim önce ve “amaaan” dediğim bütün belgeleri bir çırpıda sildim.sonrafotoğraflara bakmaya başladım.
En yakını geçen cumartesi günündendi.Ankara’ya geleceğimiçin erken kutlanan doğum günümden kalma fotoğraflar.herkes güzel,hava soğuk venarin kızların üşüdüğü günlerden biri.peki ya ben?benim ayaklarımyanıyordu.peki ama neden?bu travmanın çok net bir açıklaması olacak:özünde düztaban ayakkabıyla bile seri yürüyemeyen bir insanın uzun süre topukluya maruz bırakılmasıdurumu…yürekleri burkan bu halim dışarıdan hoş görünse de yaşayan bilir değilmi?sonuçta uzun ve fit görünen bacaklar kimin sayesinde sanıyorsun,OTOPUKLUNUN!zayıf hatta zarif görünmen kimin sayesinde sanıyorsun,YİNE OTOPUKLUNUN!o zaman giyeceğiz kızlar,o zaman bu zorluklara katlanacağız..o zamanbu direnişte birlik olup hepbERABER……neyse tamam ya.sakin olalım direniş falanyok.düztabana devam.
İHTİYACIM OLAN
Bir de dışarıda azıcık gülümsediğin satıcıların yapışmasıdurumu var ki içler acısı.bu türde insanlar genelde hediye de vermeye kalkarlarama bazılarının da işinde prensipleri vardır.örnek olarak, (olay Asmalımescit’tegeçiyor) bir anda yanında beliren darbuka ve klarnetin nereden çıktığını bileanlayamadan etrafını sarıp seni adeta bir dansöz gibi hissettirmesi,2 şarkıardından sigara,bir 2 şarkı daha sonrasında ise para istemesinden sonra “hiçnakitim yok” demenin karşılığında zınk diye kesilen müzik ve “hadi abi” diyerekkaranlıkta
kaybolan klarnet ve darbukacının yarattığı 6 dakikalık travma!! genelde seno sırada arkalarından yalvarıyor,”abi bi şarkı daha be!” diyebağırıyor olursun,onlar arkalarına bakmadan ilerlemeye devam eder ve sen sonbir şansını denersin “benim bugün doğum günüm ama!!son doğum günü şarkısı”..???..yok.dostumhiç umurlarında değilsin..zaten sen cümleni bitiremeden onlar karanlıktakaybolmuşlardı bile..ah be canım be.başta etrafını saran klarnet ve darbukadan korkmuşve rahatsız olmuştun,sonra ne oldu da utanmasan onları masana oturtacak halegeldin?.hep oynayasından değil mi,hep oynayasından!
BU DARBUKA VE KLARNETÇİLER BANA BÖYLE HİSSETTİRİYOR
Bunun da çok tehlikeli bir duygu olduğunu düşünüyorum çünküoynayası olan insan her şeyi göze alır,o insandan her şey beklenir.o insandankorkulur.bir bakarsın masanın etrafında bir bakarsın masanın üstünde(fakat herseferinde kendini kaybetmiş bir vaziyette),yardım etmeye çalışırsınreddeder.oynayacaktır çünkü durduramazsın,yapamazsın.genelde bu tür vakalarıbırakıyoruz ve oynuyorlar.genelde beni bırakıyorlar ve oynuyorum.illa arkama “lütfenoynayan kişiyi rahatsız etmeyiniz!” yazısı mı asmam lazım.sanane arkadaşım,20yaşımı bitirmişim ben,bi daha ne zaman oynicam!!.(kırkında da oynadı)
Zaten “doğduk diye oynamak” da tartışılması gereken birkonu.ama karşıkonulmaz bir oynama güdüsü yaratıyor insanın içinde ve sorgulayamadanbir bakmışsın masanın üstündesin.o zaman pasta kesmeyi de sorgularım ki.herşeyisorgularım.sırf bunlar olmasın diye içimde fazladan oynayabilme güdüleri de varneyse ki.haydi o zaman iyi ki doğmuşum da oynamaya bahane olmuş oh!...
Tabi bütün bunları düşünerek yazmış ve zenci beynimi kızdırmıştım tekrardan.hemen nazlanacak ya ağrımaya başlamıştı.zaten yemekpişirilecek sıcaklığa erişen bilgisayarıma sinir olup geri dönüşüm kutusunu dasilmiştim.hey seni pis zenci, gerçekten düşündüğünü sanmıyorum tamam mı!yoksageri dönüşüm kutusunu silmezdim.seni ahmak lanet olası pislik beyin parçası!!birkere de işini düzgün yap ha!düzgün becer adamım!
Hey hey hey dostum hey ağır ol bakalım,burada yine kiminsözü geçiyor sanıyorsun.O BEYNİN!bu blog kimin sanıyorsun.YİNE O ZENCİ PİSLİK BEYNİN!ozaman iyi ki doğdun beyin beybi…nice lanet olası yıllara.
Ayçacım kağıt o... keşke yemeseydin köşesini canım....neyse


.jpg)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder