1 Ocak 2013 Salı

basılmamış kara bastın mı?


Beklediğin ve kafanda devasa boyuta ulaştırdığın yılbaşı da nasıl geçti farkında bile değilsin değil mi? sabah oluyor ve o dağıttığınız evi toplamanız gerekiyor,duş alıp kendine gelmen lazım oluyor ve kahvaltı hazırlamalı düşünceleri herkesin beynini kemiriyor ya,o an anlıyorsun işte sadece senin kafanda böyle bir dönüm noktası gününe ihtiyacın olduğunu ve görüyorsun kutsal günün aslında ne kadar da kutsal olmadığını.
Kafana büyük harflerle yazdığın yeni planların hala geçerli,üzülme.aldığın yeni not defterin,verdiğin güzel kararlar seni bekliyor bu upuzun senede.şanslısın,çünkü hala kendine yeni kararlar,yeni defterler almamış insanlar var.onlar da oturup bir meditasyon yapmalılar kendilerine.bir anne diyip geçme,annenin de yeniyıldan çok beklentisi var.belki benimkilerden bile çok.ama kafanda kör düğüm olmuş planlarını dök masaya,kağıda,yak bir tütsü ve nasıl daha mutlu bir insan olabileceğini düşün.sonuçta en nihayetinde 1 ocak sabahına uyandığında duş alıp pijamalarla kahve içebiliyorsan hala umut var demektir değil mi?yapacağın şey belki de bellidir,o tatil gününü sadece okulda, küçük sumo robotunuzu bitirmek için harcayacaksındır belki he?olamaz mı?normal bir güne bürünebilir gibi görünmüyor mu sence de.yoksa acaba gerçekten de öyle olduğu için midir? 
Kocaman kalpler içine yazılmış büyük sevgi dolu sözcükler yerine yeşil keçeli kalemle postite yazılmış “gelirken su almayı unutma!” yazısı seni mutlu etmeli asıl.çünkü sevgi muhtacı değilsindir ve o an ihtiyacı olunan tek şey sudur değil mi?olabilir,mutlu bir cumartesi günü de olabilir.6 saat mekatronik labında geçirilen bir cumartesi günü,aslında gerçekten de mutlu olabilir.tabi eğer yaşıyorsa.ve tabi eğer yaşıyorsan.
o da bu blogta olmalıydı değil mi.ne de olsa hiçbirinize ayırmadığım vakti ayırıyorum ona.belli etmese de benim için değerli ve lastikleri de pembeli.

Hiç yorum yok: