Beklediğin ve kafanda devasa boyuta ulaştırdığın yılbaşı da
nasıl geçti farkında bile değilsin değil mi? sabah oluyor ve o dağıttığınız evi
toplamanız gerekiyor,duş alıp kendine gelmen lazım oluyor ve kahvaltı hazırlamalı
düşünceleri herkesin beynini kemiriyor ya,o an anlıyorsun işte sadece senin
kafanda böyle bir dönüm noktası gününe ihtiyacın olduğunu ve görüyorsun kutsal
günün aslında ne kadar da kutsal olmadığını.
Kafana büyük harflerle yazdığın yeni planların hala
geçerli,üzülme.aldığın yeni not defterin,verdiğin güzel kararlar seni bekliyor
bu upuzun senede.şanslısın,çünkü hala kendine yeni kararlar,yeni defterler
almamış insanlar var.onlar da oturup bir meditasyon yapmalılar kendilerine.bir
anne diyip geçme,annenin de yeniyıldan çok beklentisi var.belki benimkilerden
bile çok.ama kafanda kör düğüm olmuş planlarını dök masaya,kağıda,yak bir tütsü
ve nasıl daha mutlu bir insan olabileceğini düşün.sonuçta en nihayetinde 1 ocak
sabahına uyandığında duş alıp pijamalarla kahve içebiliyorsan hala umut var
demektir değil mi?yapacağın şey belki de bellidir,o tatil gününü sadece okulda,
küçük sumo robotunuzu bitirmek için harcayacaksındır belki he?olamaz mı?normal
bir güne bürünebilir gibi görünmüyor mu sence de.yoksa acaba gerçekten de öyle
olduğu için midir?
Kocaman kalpler içine yazılmış büyük sevgi dolu sözcükler
yerine yeşil keçeli kalemle postite yazılmış “gelirken su almayı unutma!”
yazısı seni mutlu etmeli asıl.çünkü sevgi muhtacı değilsindir ve o an ihtiyacı
olunan tek şey sudur değil mi?olabilir,mutlu bir cumartesi günü de
olabilir.6 saat mekatronik labında geçirilen bir cumartesi günü,aslında
gerçekten de mutlu olabilir.tabi eğer yaşıyorsa.ve tabi eğer yaşıyorsan.
o da bu blogta olmalıydı değil mi.ne de olsa hiçbirinize ayırmadığım vakti ayırıyorum ona.belli etmese de benim için değerli ve lastikleri de pembeli.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder