8 Ocak 2013 Salı

HAYDAR'IN ANISINA


Eğer Youtube’un kenarında öneri videoları çıkmıyor olsaydı,ne yapardık hiç düşündünüz mü?mesela hiç çok video izleyen insanlar olmazdık.istediğimiz videoyu izler ve youtube’u kapatırdık.ya şimdi!.hepimiz yapmamız gereken işler için ayrılmış saatleri fazladan izlenecek videolara ayırıyoruz değil mi?"ama olsun!" deyip hepimizi avutuyorum dostlar,saçmalardan seçmeler dışında öğrendiğimiz yeni şeyler de oluyor,belki en sevdiğin şarkı olacak şarkılar belki de duyduğun ama görmediğin yeni gelişmeler.hele de bu kaçamak videolara ayıracak gerçek dakikaların ve biraz da kahven varsa zevkten koltuklara bayılabilirsin canımıniçi.mesela diyeyim şuraya ve ekleyeyim:

Sabah ders çalışmak için uyandığımı hepimiz biliyoruz ama çoğunuz (hatta benim dışımda hepiniz) bilmiyor ki,bütün gün o derse çalışmak için kendime işkence ettim ve sonuç:yoğun kar yağışı nedeniyle 9 Ocak’taki bütün sınavlar 19 Ocak'a ertelenmiştir..sevinmedim değil hani,çalışamadım çünkü ve bunun ızdırabını da katbekat çekmekteydim.fakat o an düştüğüm tarif edilemez boşluk ve önümdeki o,artık anlamsız gelen kitapla kalakalmıştım.her an terastan atlayabilme potansiyeli,hiçlik bilinci,mutluluk ve üzüntü birleşince ne yapacağımı şaşırdım.sonra ne mi yaptım...kahve.
Zaten bugün hava:tam bir kahve.buna itirazı olan varsa “şimdi evde olup kahve içmek varken..” diye düşünene kadar dışarıda durabilir."ah ne sevimli değil mi bembeyaz kar" ile başlayıp "ayak parmaklarımı hissetmiyorum"la biten bu süreçte evde seni kahveyle bekliyor olacağım güzeller güzelim.başarılar dilerim..
Dışarıda arabaların kaputlarında yuvarlanan çocuk sesleri,sabah görülmesi muhtemel kardanadam ordusunun habercisi elbette.çok halim olmasa ve en kötü balkona da olsa her sene en az bir kardanadam yaparım.bu kardanadamlar 2 ay boyunca balkonda yaşar ve aile ferdi olur.(Ankara’daki evinden bahsediyor)eridiğindeyse artık bir adı vardır ve içlerde buruk bir hüzün bırakır.bunlardan biri de seneler önceki Haydar'dır.
Ama o tam bir Haydar’dır.
Daha henüz üniversite sınavına hazırlanan zavallı bir gençtim o zamanlar.malumunuz hasta olmamam gerekiyordu ve ben de balkonumuzda bu işlemi uygulayayım,hemencecik halledeyim dedim.sonuç:“anne,ablam sıyırdı!”lı videolar ,”bu kız kayar da balkondan aşağı düşer”ler,mutfaktan balkona bir takım havuç ve zeytin transferleri,cinsiyet ve isim koyma merasimi ardından şaheserimle çekilen fotoğraflarda güzel çıkmaya çalışıp çıkamamalar ve fotoğraf çekmekten bıkıp “güzel çıkmıyon abla malzeme bu napıyim!” diyen kardeşim zoruyla kapanış.


Suratı kıpkırmızı oluncaya kadar kartopu oynanmış bir insan masumiyetini başka hiçbir şeyle tarif edemezsiniz.umarım bir gün karda sadece poz verebilen insanlara dönüşmeyiz ve mümkünse bundan önceki kışlardaki gibi bu kışta da hatırlayacağımız bir sürü anımız olur.ayaklarınızı her daim hissetmeniz dileğiyle..(başparmak hissedildiği sürece devam ediniz)



Hiç yorum yok: