Bazen kahveyi kaşıkla yemekten korkuyorum.baya böyle tatlı
kaşığını lap diye daldırıp çatır çutur yemekten bahsediyorum evet.ama neyse ki
günlük içmemiz gereken su miktarı kadar kahve tükettiğim için,böyle şeylere
gerek kalmıyor.gece yatarken artık zaten kahveden tiksiniyor oluyorum ama ne
yazık ki sabah olana kadar.sabah yine aynı döngüye giriyor ve bu şekilde
hayatımı devam ettirmeye çalışıyorum.bazen göz seyirmeleri, atak enerjiler ya
da el kol ani tepkileri oluyor ama hangimizde olmuyor ki,değil mi?şimdi bu
kadar kahve içerek hala daha 12de uyuyorsam,kahve içmesem hergün 20.30da
ana haber bülteni kapanışından sonra uyur muydum acaba ben?cevap:hayır.neden
mi?Kahveye bu kadar bağımlı olmadığım dönemlerde 1 hafta boyunca akşam 7de
uyumuşluğum,hafta sonunda anne ve baba zoruyla kan tahlili yaptırmışlığım da var.(öldüm
sanmışlar ayol!).
Sanki bütün güzel
filmler final dönemlerimizde vizyona giriyor,bütün indirimler bu dönemde
başlıyor ,facebookta bütün fotograflar bu dönemde
paylaşılıyor,likelanıyor,yorumlanıp yağlanıp ballanıp sosyalleşiliyor,sanki
gülmekten kendini parçalayacağın twitler sen ders çalışmak zorunda olduğun
için(sen göreme diye) bu dönemde atılıyor ve havalar bu dönemde cillop gibi
oluyor değil mi?tanrım bizi sınıyor zannediyorum ki..çünkü şuan sabahın 6sında kalkıp 8.30daki sınavı için hazırlanmış bir zavallı olarak konuşuyorum,tek yapabildiğim sosyal desen sosyal olmayan bu yazıyı,daha havanın
aydınlanmamasının verdiği evden çıkamama halimin boş kalmışlığı sebebiyle yazıyorum.teşekkürler.
İnsan evden çıkmamaya da çok alışıyor bir noktadan
sonra.sadece 1 gün bile çıkmasan, ertesi gün güneş ışığı seni vampir gibi
hissettirmeye yetiyor.oturduğun ama ders çalışamadığın evinde sıkılarak sadece “şimdi
finaller olmasa..” ile başlayan normalde olsa yapmayacağın şeylerin hayallerini
kuruyorsun.hayır tatlım,hayır güzeller güzelim,finaller olmasaydı sen yine de o
saydıklarını yapmayacaktın.saçma sapan sağda solda vakit öldürecektin.neden
mi?ee final döneminde rahatlıkla yapamadıklarına isyan edebilmek için tabi
ki!sen hiç “oh bütün istediklerimi de yapmıştım finallerden önce,vallahi yeter
artık gezdiğim tozduğum yapacak aklıma takılan hiçbir şey kalmadı,artık sadece
finallere çalışayım” diyen öğrenci gördün mü?görmedin.göremezsin zaten.paçasından
tutuşturmuşlardır onu.nasıl göreceksin…
Bütün “ah keşke şu olsaydım,bu olsaydım” dediğin ve
kaçırdığın trenler aklından geçer,sen önünde olmaya çalıştığın mesleğin saçma
sapan dersleriyle cebelleşirken sana bu çok koyar ya,”bırak kız!kalk
yürü oyuncu ol,sahneler de seni bekliyor zaten.hep bunu istememiş miydin,al sana
fırsat!masanın üstüne koydum,üstüne başına mı sürüyorsun,sahnede kafanda bardak
mı kırıyorsun ne yaparsan yap haydi.kalkkalkkalk” demesini bekliyorsun ya birinin,bekleme,demiyorlar
kardeş,demiyorlar.masanın üstündeki bütün kitapları tek hamlede yere sıyırmak
için çok heveslenmiştin değil mi?canım benim yaaa,haydi yutkun..o derslere şimdi kim
çalışacak?(SEN).gece geç yatıp sabahın köründe yine kim kalkacak(SEN).peki ”üniversite
dönemi hayatımın en güzel dönemiydi” diyip bu çektiğin çileleri hiç
hatırlamamak suretiyle salak sırıtışlarını tek bir ölüm vuruşuyla yok etmek
istediğin kişi kim sence?(20 YIL SONRAKİ HALİN).ah be canım,ağlama ağlama..
aha,al işte!!Finale geç kaldım vallahi,hepinizin ağzına
tükürüyorum.umarım kahvaltıda fazla Orhan Gencebay almaktan ötürü kendinizi bıçaklarsınız!iyi sabahlar..
.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder