zaten hep dalgaya alıyorduk değil mi?hiçbir zaman takmıyorduk ve "salak mıyım ben yaa." diyorduk etraftakilere.ama itiraf et,saati 00.00 görünce için bir cız etti,kaydı gitti..şuan 12 dakikadır 21 Aralık 2012deyiz ve hala yaşayanlarımız var.kıyametin kopmadığını iddia edenlerse bugün evden dışarı çıkmamış olanlar.
20 Aralık'ta evden çıktığımda an itibariyle kıyamet yüzüme gözüme kopmuştu aslında,ama ben onu küçük sevimli kar tanecikleri sanmıştım.bir önceki yazıma dayanarak (HERE COMES SANTA CLAUS) bir şey itiraf etmek istiyorum ki hemen şuracıkta,bildiğimi sandığım birşeyin üzerinden yaşamayalı 1 yıl geçtiyse ben onu unutuyormuşum,şuursuzca konuşuyormuşum, özlediğimi sanıp duygulanıp yazılar yazıyor bir de utanmadan hemen gelse istiyormuşum.ben tam bunları yaşıyorken gerçekler beni durduruyormuş,duygusallığımı poşete koyuyormuş,üflüyormuş üflüyormuş,tepesini çevirip ÇAT! diye kulağımın dibinde patlatıyormuş,duygusallığı yüzüne gözüne sıçramış Ayça'nın çirkefi kabarıyormuş ve kuşanıyormuş çıkardığı terliğini dünyaya karşı.işte şu noktada bir savaşçının,bir survivor'ın,bir direnişçinin yaşam öyküsünü paylaşmak geliyor akıllara,yani BENİM.
iki tane sınavım var diyorum haftasonu,ne geziyorum ne sinemaya gidiyorum ne alışveriş yapıyorum nasılsa önümüzdeki hafta sınavlar bitecek ben yılbaşı havasına gireceğim,1 hafta da olsa rahat edeceğim,tatlı tatlı kar yağacak ve istediklerimi sığdıracağım ya o haftaya,isyan etmiyorum,kabulleniyorum.başlıyorum haftaya ve tahmin edilenden katbekat sıkıcı olduğunun farkına varıyorum,dur diyorum sakin ol şampiyon,güzel günler de gelecek.(GELMİYOR)bir ıkınış,bir çırpınış,geliyorum perşembeye kadar.ve yılın ilk karı konulu sevimli bir gün görünümlü trajik saatler zaten geç kalmamla başlıyor.giyinip dışarı atıyorum kendimi.kar yağıyor yüzüme yüzüme,"ay ne kadar tatlı" diyorum(ASLINDA HİÇ DEĞİL).okulda işimi 16.00da bitiriyorum ve bir haber geliyor,okul 16.30dan itibaren tatil oluyor.AY BEN Bİ ŞAŞIR!o dakikaları dışarıdan bir haber yaşamamdan kaynaklı,farkında bile değilim kar olmuş mu sana dağ gibi..hemen eve gitmeliyim ampulü yanıyor kafamda.ama algım düşük zannedersem,biraz geç yanıyor.ben otobüse biniyorum ve beşiktaş iskeleden
yıldız teknik'e ulaşmamız 1 saat sürüyor.(bahsettiğim mesafe 2 durak canım)tam o anda okulun ertesi gün de tatil olduğunu öğreniyorum.hadi yine iyiyim ve çat,sınavlar erteleniyor......1)o zaman okula niye gittim?.2)o zaman bu hafta niye hiç gezmedim?.ve 3)sanırım hiç sınavım olmayan bir hafta kalmadı..kısık gözlerim ve sinirli tavırlarımla insanları izliyorum,iniyorlar otobüsten,yürüyorlar.taa ki son insan ininceye kadar benim ısrarla otobüsle gitmeye çalışma çırpınışlarım sürüyor fakat son yaşlı teyzeyle rencide bir şekilde ben de inmek durumunda kalıyorum.şimdi genel bir artı eksi listesi yapacak olursam eğer,ortamda bulunanlar:önümde yürümem gereken 10 durak,okula neden gittim sanki lanetleri,"madem sınav iptal olacaktı"yla başlayan cümleler,göle dönmüş yollar ve ayağımdaki UGG..ortamda bulunmayanlar ise: eldiven,bere,şemsiye,kar botu..değerlendirmemin sonucunu hemen şu dakika içerisinde öğrenebilirsiniz:boku yemiş durumdayım!.kar hala yağmaya devam ediyor,kapşonum uçuyor,elimle tutuyorum,elim oluyor mosmor,ayaklarım dönüyor akvaryuma,bacaklarımı hissetmiyorum,bir sürü insan arabaların arasından yürüyor ve ben kendimi Revalution'ın trailerında sanıyorum..tam yaklaşıyorum derken arabanın teki kontrolden çıkıyor ve kayarak üzerime doğru geliyor.hiçbir şey yapamıyorum o an farlarına bakmaktan başka ve 1 adım ötemdeki koca çöp kutusuna çarpıyor.bense bakakalıyorum.elim ayağım kesiliyor deyimi yerindeyse..(İLK DEFA BU KADAR YERİNDE).kimsenin umruna olmuyor ve ben kendime geldiğim gibi uzaklaşıyorum oradan.1 saat otobüste beklemenin ve 1 saat de yürümenin sonucunda eve geliyorum,donmuş,yorulmuş,ıslanmış ve şok olmuş bir vaziyette.kapıyı kuzenim açıyor.ona sarılıp ağlamaya başlıyorum titreye titreye."insan hayatı bu kadar kolay mı" diyorum ve evet öyle.sakinleştiriyor beni,kendime geliyorum,bol limonlu çorba içip koltukta uyuyakalıyorum.
şimdi kimse bana "kıyamet de kopmadı" demesin,yarın evden çıkarmaya çalışmasın,kartopu atmaya kalkmayı bırak,kardan adam yapma teklifinde bile bulunmasın.çünkü kış sevgime tecavüz edildi ve yılın ilk karı bence kusmuk gibiydi.
ESKİ HAYAT ENERJİM
YENİ HAYAT ENERJİM
he bak nasa da çok biliyomuş açın okuyun bi.
12-21-2012 Just Another Day-Nasa.gov
iyi miyi geceler değil.öpmedim de tatlı da rüyalar da görme hiç.mayalar yesin beyninizi.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder