11 Kasım 2012 Pazar

HOPŞİRİNİNİ


 Susam nasıl bu kadar küçük olur da bir poğaçanın tadını bu kadar değiştirebilir?hayır bunu kabullenemem.eğer o bir poğaçanın yanında 0,001 büyüklüğündeyse kimse kusura bakmayacak ben onu yuvarlarım,itelerim,bir şekilde yolunu bulur yok sayarım.tutamayacağım ve bu örneği vereceğim geçen gün fizik asistanımız bir sayıyı 6 kere yuvarladı ve sonucu “10” buldu.sakın diğer sayıların suyu mu çıktı diye sorular sormayınız velhasıl cevabı bellidir ki:”Ten is very nice number”.bu demek oluyor ki sayıların da “nice” halleri vardır.
Birşeylerin suyunu çıkarmaya bayılıyoruz.illa suratımıza suratımıza yuh,çüş mü densin?zamanında sabah kahvaltısı dahil olmak üzere 3 gün boyunca her öğünde sosyete mantısı yemişliğim var.sonuç ne mi dersiniz.sosyete görmeye tahammülü olmayan bir Ayça.abartıyoruz:sevdik mi tam sevip,nefret ettik mi tam nefret eder, vur diyince öldürürüz biz.çünkü yaptık mı tam yaparız.temiz yaparız.allah kahreder,gözümüz kör olur hatta canımız da çıkar..“Ani hareketler yapmayınız!” tabelaları konulmalı sağa sola.çok seviyoruz çünkü ani hareketleri malum.örneğin adam sevgilisini kıskanıp kızın yanındaki adamı sıkıyor bir tane.bir tane de kıza.o da yetmiyor bir tane da havaya,son olarak bir tane de kafaya..dostum,yavaş ol.senin aşk acın bizi hiç ilgilendirmiyor.
Her konuda empati kurarım.cinnet geçiren adam açısından bile.fakat canlı öldürme hazzı hissedemiyorum.”yaşamayı seviyorum”.mesela metroda kör dostlarımızın yürüdüğü sarı noktalı yoldan gözümü kapatıp yürümüşlüğüm var.8 duyumu birden kullanamaya çalıştığım için panik olmuşluğum doğrudur.olsun yapılmalı!hadi beynimizi geliştirelim.bırak allahasen kuzum,önce nefes almayı öğrenelim.
Çoğumuz nefes almayı bilmiyor.hani böyle çekersin içine.soğuksa makbuldur.ne kadar hissedersen ciğerlerinde soluğu,o kadar iyidir.ama siz sadece ölmemek için saniyede bir hava keseciklerinizi doldurun!(bırak yaa)
Geçen yan tarafımda oturan çocuk kıza ” Üşüyünce üstüne bişey alırsın ama terleyince daha ne kadar cıkarabilirsin dimi? Kesinlikle soğuğu tercih ederim “ dedi.haklı bi yerde ama ya üstüne bişey alamayanlar?şimdi buraya bir Ahmet Kaya iyi giderdi -siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz- tamam şakayı bırakayım da haklıyım bence bu noktada.vurdumduymaz olmayalım çok rica edicem.düşünelim de konuşalım hatta düşünelim de bazen konuşmayalım bile.bazen bazısı da çok boş konuşuyor hatta bu kadar da olmaz dedirtiyor.çoğunlukla ben de boş konuşurum ama çokça düşüncemi azca noktada boşça belli etmeyi severim yani senin fındık kadar beyninle gerçekten çok sevimli olduğun bazı anlar gibi değil canım.yoo yoo yoo aynı şey değil.
Dünyada bize bahşedilmiş en kıymetli fakat bir o kadar da çirkin şeylerin ayaklarımız olduğunu düşünüyorum.canım kuzenlerim baya şahit oluyorlar ki bazen baya incelediğim oluyor ayaklarımı.ayaklarımız çok komik.gerçekten bizi eğlendirebiliyorlar çoğu zaman.sonra yardımcı oluyorlar her an ve en önemlisi hep yanındalar.onlardan daha iyisini nerden bulacaksın ki.bence şimdi kalk ve değerini bildiğini göstermek için tatlı bi oje sür onlara.çünkü onlar hak ediyor.haydi!hem kıymetli hem güzel olsunlar.mesela ben Nil Karaibrahimgil’in bir şarkı yazmasını beklerdim ayaklarımıza.belki ilerde..
Şuan yapmam gereken en son şey bu yazıyı yazmaktı.ama ben sondan başlamayı severim.ortaokulda hep sondan başladığım için kaydırma yapardım sınavlarda.olsun seviyordum ne de olsa.tam vize döneminde insanın ders yerine yapabilecek dünya kadar aktivite bulması ne hoş.o kadar yoğunuz ki.tabi ki.bulaşık yıkayıp yazılar yazıyoruz.halbuki orda limit,fizik,algebra seni bekliyor 4(yazıyla dört) gözle.o kadar da değerli arkadaşımdan lanetler almışken “senin gibiler yüzünden ders calışmak zorunda kalıyoruz” diye..hatta biraz daha ileri gidiyor,tutamıyor napsın,başlıyor “amk insan ders çalışır mı ya!”,”insanlığı ders çalıştırılmasına bir dur denmeli!”..ve durduruyorum.kalk kalk kahrolası,uzun bi gece seni bekliyor.(sanki beni beklemiyor amk!)kendime bu yazıyı bir meditasyon bilip uzaklara yol alıyorum.gözden kaybolurcasına 2 adım ötemdeki masama oturuyorum ve size fiyakalı bir resimle veda ediyorum dostlar!..
  
                                   
                                                   

Hiç yorum yok: