17 Temmuz 2013 Çarşamba

SOĞUK ÇAY DAHİL

 Geçenlerde yeni bulduğum bir meditasyon yöntemiyle konsantrasyonumun odak noktasına ulaşmaya çalışırken (candy crush oynarken)ne kadar da beklenmedik anlarda düşen şekerlerin son hamlemi belirlediğini farkettim.Sanki sen parmaklarınla yaptığın seçimlerde herşeyi kontrolün altında sanıyorsun, oyun sana böyle hissettiriyor.Bilmiyorsun ki yeterince kontrol altındasın,oyun nereye çeksen oraya gelmiyor da sen tıpış tıpış gidiyorsun.İşte bunun adı ‘kader’ oluyor.
 Ben kadere inanmam.Soğuk bir çayın güzel tadı kadar bizi şaşırtan Stephen Hawking’e inanırım.Çalışan tek kasıyla yazdığı kitaplara,evlenip boşandığı kadınlara, oluşumlarına akıl sır erdiremediğim üç çocuğuna inanırım.Şöyle kocaman kollarını açtığında iki avucun arasında kalan havanın, ellerinin çarpışmasına nasıl engel olamadığına da inanırım tabi ki.Ama kader inanmaz, bakar, seçer ve yuvarlak içine alır…Size bugün geçmişten gelen koca bir aşk hikayem var ama bunun Stephen Hawking’le bir alakası yok dersem, yalan söylemiş olurum.Çünkü o, onlar ve diğerleri kontrol ettikleri devasa hayatlarında yuvarlak içine alınanlar.Bu noktada geçmişten gelen aşk hikayemle ve Stephen Hawking’le alakası olmayan tek şeyse; benim.


 Sıcak ama hafif rüzgarlı, çoğu sabaha benzer bir yaz sabahı daha.Sanıyorum ki henüz liseye geçmedik.Hergün neredeyse aynı geçiyor ama sen ne yaşadığını, neler gördüğünü, gelecekte bununla tekrar yüzleşeceğini ve bunun seni şaşılacak şekilde etkileyeceğini bilmeden aynı eğlenceli günleri üç ay boyunca geçirmeye devam ediyorsun.Bir anda ne oluyorsa oluyor ve hayatlar bir daha asla yan yana gelmiyor.Ben yokum içinde, hayatım da yok, devam ediyorum.Bir sürü insanla tanışıp liseyi bile bitiriyorum.Birgün bir bakıyorum İstanbul’da,kuzenimle yaşadığım öğrenci evimde, sıradan bir günün her zamanki kapanışı gibi bilgisayarla uğraşırken geçmiş suratıma çarpıyor.Özlediğimi hatırlıyorum.
 Bugüne kıyasla daha berbat olsa bile geçmiştekini tercih eder insan.Geçmişle karşılaşmak ister, görmek hoşuna bile gider.Suçludur kendine göre, böyle hissettiği için.Zordur belki yüzleşmek ama biz geçmişten korkmaz, geleceğe güvenmeyiz.Pişman olur, tekrar yapar, sabretmeden olsun isteriz.Yaşayan ve birer duygu sahibi olmayan herşey adına bugün kadere inanmıyorum.Ve eğer hisleriniz varsa, soğuk çayın da tadına bir bakın derim.
Not: Umarım doğru zamanda, doğru anı yaşıyorsundur.

Hiç yorum yok: