6 Temmuz 2013 Cumartesi

Ne Düşündüğünü Bilmiyorum


                           

Bir kum heykelleri festivali olsa sanıyorum ki çok eğlenirdik.Bozuyorum şakaları, geçerken kolunu çarpan teyzeler, heykelin üstüne düşen küçük çocuklar eminim ki çok sevimli olurdu(!).Bilmediğin, görmediğin, tanımadığın insanların ne düşünerek, ne anlatmak isteyerek tonlarca kumu bir araya getirdiğini tahmin etmeye çalışırken diğer yandan "ben olsam" la başlayan uzun fikir ve cümle öbekleri, günlerce uğraşılmış o heykelleri bir çırpıda yıkıp geçmeye yeterdi.Sanki hiçbir değeri yokmuşçasına o dakikada yok olan emekse, olanların farkına henüz varamamış bir halde kendini açıklamaya devam ederdi.Ne yazık ki çok geçti.Seyredenin fikri zıpkın olalı, heykelin yerinde kum kalalı, emek unutulalı çok olmuştu. Şimdi heykelin yerini hatırlayan tek bir kişi, orada gidip poz vermekten başka bir fikre sahip olsaydı eğer, elbette ki heykelin yerinde dimdik duran zihin egzersizini biz de görebilirdik değil mi? Bazen susmak çok zor olabiliyor fakat kurduğun milyonlarca cümleden bir tanesini eksik duysak ve acımasızca eleştirdiğin o kum yığını pislik heykel gibi senin birtanecik, nadide cümleni de gerçekten görebilsek o lanet olasıca çeneni düşüren belkide pis bir budalaya ait o lanet zenci heykel parçası yerinde şimdi yeller esmiyor olurdu he? 
Ne düşündüğünü bilmiyorum, ama anlatabilseydin görmeye başlayabilirdim.

Hiç yorum yok: