Sadece kaybettiğimde üzüldüğüm şeyler için bir kez daha suçluyorum kendimi.Varlarken göz ucuyla bile bakmadığıma kızıyorum.Hatırladığımda pişman olduklarımın sayısı ne kadar azsa o kadar değerli oluyorum bence.Her yumruğumu sıktığımda bir kere daha "benim suçum değildi" dememek için zor tutuyorum kendimi ama yine de tutuyorum.Artık sinirle, bir hışımla yazdığım yazıları yayınlamıyorum mesela.Kırmıyorum kimseleri.Ağır bir üzüntüyü dile getirmeyerek olgun gibi davranmaya çalışıyorum.
Ben bir dünya yaşamaya hazırlanırken, pişmanlıklarımı reçel kavanozunda saklıyorum.Çok şekerlenirse atarım diye bekliyorum.
Hiç yeri değil, hiç zamanı değil, hiçbir zaman da olmayabilir.
Şimdi sadece diliyorum ama biliyorum, bir gün gerçekten çok güneş olan ama çok sıcak olmayan bir yerde, çok sakin ama çok sıkıcı olmayan bir zaman diliminde, çok derin bir nefes alacağım.
İşte o gün, azad olurum belki.
Belki önemli herşeyi unuturum da, güneş yüzüme vururken uyuyakalırım.
Ben zaten hep uyuyakalırım.
Çünkü, çok yorgunum, hep yorgunum sevgili zaman dilimi!Nolur beni azad et, defolup gidip yatayım.
İyi geceler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder