23 Mayıs 2014 Cuma

Hiç Mayıs Kalmamış, Kasım Versek?


O kadar çok koşuşturdum ki yürümeyi unuttum diyen gencecik insanlar, inanın ben artık bıraktım kendi kendine koşuyor hayatım, öğrettim planlanlayabiliyor herşeyi bana sormadan, bir bakıyorum ben yeni uyanmışım da o kahvesini içmiş, hazırlanmış bile.
Yoğunluktan bir nebze olsun uzak kalmak için balkonlarda nefes almaya çalışırken güzel bahar kokusuna lanet ettiğin şu günlerde çok fazla şey değişiyor aniden farkında mısın?Sadece baharı yaşamak isteyenlerimiz için eziyet halini alan güzel havaların yanında bir de “zorunda” olduğun için yaptığın şeyler gözünde büyüyor da büyüyor. 
Aslında yapmak zorunda olduğun hiçbir şey senin için değilmiş de hayrına uğraşıyormuşsun gibi, kafana taktığın üç beş kişiyi zorla ben sana düşündürüyormuşum gibi, düğünlerde oynamak istemeyen teyzelerin bir kalkınca bir daha pistten inmemesi gibi ve sanki senin boyun yetiyormuş da doçentler canları istediği için seninle birlikte diğer hocanın ofis camından bakmaya çalışıyormuş gibi gibi gibi bir haller...
Boyun yetmiyor be kızım kabul et, parmakucunda duruyorsun işte!
Sen en iyisi ne yap biliyor musun? 
Bugünü de müzik dinleyerek ye, kendine de vicdan azabı gibi yavaş ve acılı bir intihar yöntemi seç.Elini başına koyarak çevrende olup biteni izle, herkes için birşeyler farklılaşmaya başlıyor bunu farket ve birazcık kork, gözlerin faltaşı gibi olsun şaşkınlıktan.Yeniliğin heyecanı değil de ürpertisi sarsın dört bir yanını, cesaretin kırılsın azıcık, böylece hemen herşeye atlamazsın.Dene bir bakalım, belki çok uğraşırsan Mayıs'ı da uyuyarak kapatırsın.
Ama unutma, Haziran'da herkes için yeni bir dönem başlıyor.Koskocaman, mühim hayatını meşgul eden üç beş kişi şu köşede dursun bir süreliğine, asıl sen nasılsın?Tüm bunlara hazır mısın?