21 Nisan 2013 Pazar

SIKTIM, SUYU ÇIKTI


  Çubuk kraker, hayatımda gördüğüm ve yemeye tenezzül etmeyeceğim en gereksiz en sıkıcı besindir herhalde.Yer yer tuzlu bu sevimsiz sopaların bana göre varlığı sadece mide bulantısıyla açıklanabilir. Çubuk kraker satıcılarının da aynı şekilde sadece midesi bulanan insanlar sayesinde bu kadar kazandığını düşünüyorum.Yoksa başka hiçbir açıklama bu şekilsiz oluşumun amacı olamaz.Sevimsiz bir çubuk kraker asla eğlendirmeyi, eğlendirirken düşündürmeyi istemez.O sadece can sıkar ve ne kadar boşlukta olduğunuzu hissettirir size.Zayıf, tatsız, umursamaz ve bencildir.
  Keyif nedir bilmez, 2dakka yüzü gülmez, ağlasan merhem olmaz, gülsen kendini tutamaz, yine tuzuyla dudağınızı yakar, yine keyfinizi kaçırır.Yüzü olsa iki tane çarpılacak, nerde sabah orda akşam, akşamlardan midesi kalkan, midesi kalkıp da hatırlayan, hatırladıkça midesi kalkan, midesi kalktıkça çubuk kraker yiyen, yedikçe tadı kaçan, kaçtıkça kaçan, koştukça koşan, bıktıkça bıkan insanların tercih ettiği niteliksiz şey, nefes al nefes ver göz aç göz kapa, bekle birazdan bayatlayacaksın!
  Ey sen çubuk kraker gibi hisseden ve hissettiren sıkıcı tuzlu, bize biraz rahat ver ve can sıkmadan önce kendine dön bir bak. Bu buruşuk suratlara isyan edeceğine, neden buruştuklarını önce bir düşünsen? Şikayet edeceğine kendine bir çeki düzen versen?Önerilere açık olsan, tatlı olsan acı olsan ama biraz karakterli olsan.Mesela can yaksan, mesela yoga yapsan, mesela çilekli duş jeliyle yıkansan o zaman kendini daha mutlu, daha çilek gibi hissetmez misin? Sen en iyisi pembe oje sür ve çilekli puding ol o zaman herkes seni sever, herşey çok güzel olur, hayat yaşamaya değer, puding tüm kötülükleri siler, yaslar biter, kış geçer, bahar gelir, kedi ağaca çıkar, ağacı balta keser, balta suya düşer, suyu inek içer, inek dağa kaçar, dağ yanar biter kül olur.
Olaylar bu şekilde gelişirken, ben çilekli duş jeliyle çilek gibi hissederken ve dört buçuk saat daha usanmadan çubuk krakere öğütler verecekken, herhangi bir yerde, herhangi bir zaman diliminde yapacak daha önemli işlerim olmalı değil mi?

2 Nisan 2013 Salı

ASLINDA BU BİR EEE ÖDEVİ OLMALIYDI


Kıvırcık saçlı olsam çok daha mutlu bir insan olurdum kesinlikle.Çünkü yaptığım son araştırmalara göre(kendi yapmış) kıvırcık saçlı insanların %80i çok mutlu olmalarıyla dikkat çekiyor.bu yüzde seksenin %60ı orijinal kıvırcıkken,%20si ise orijinalleri yakalamayı başarmış olan permalı ve biyaformlu gençlerimizdir.Bu oranda yer alan kesimi iki şekilde inceleyebiliriz:1)doğuştan asla zayıf olmayanlar,2)yiyip de kilo almayanlar.

Normal koşullar altındaki bir düz saçlının yiyip kilo almaması mümkün mü?hiç şahit olmadım.Var  ise kesinlikle saygı duyarım fakat şu son zamanlarda kendimi bayanlara adamış bir moda yazarı ve fazlasıyla pırasa saçlı biri olarak konuşuyorum ki:o neşeye,enerjiye ve katagoriye hiçbir permayla ulaşamayacağız arkadaşlar(Şimdi köprüden atlayabilirsiniz.).Fakat bir noktada yakalamak artık ölüm diyetiyle mümkün.Herkes merak ediyorsa hemen açıklayayım:günün belli saatlerinde sık sık “hiçbir şey” yemiyoruz.ara öğünleri de atlamamak kaydı ile tekrar ediyorum “hiçbir şey” yemiyoruz.Şimdi oradan “yalnız öyle daha çok kilo alırsın…” demeye çalışacak arkadaşlara sesleniyorum ,bağırıyorum,yer yer küfür bile ediyor olabilirim ve tekrar ediyorum “hiçbir şey yemiyoruz canımıniçi,güzelim,bebeğim,nar tanem,nur tanem neyin kilosunu alıyoruz yaa,üstüme gelme bi hiçbi şey yemiyoruz ya..zaten hiçbi şey yemiyoruz sen neyin kalorisinden bahsediyosun da acaba ben hava sürtünmesinden kilo alıyomuşum gibi mi duruyorum ordan tatlım benim ya,ay canım benim, canımıniçi… ”.
Tabi bu süreçte size ve iradenize destek olacak arkadaşlarınız da mutlaka olacaktır.Bu türe örnek olarak,karşınızda köfte dürüm yiyen mi dersin,bi de parasını sana ödeten mi,yoksa ısır diye burnuna sokan mı istersin ona sen karar verirsin canım,ama ben bu sayede arkadaşlıklarımı da gözden geçirme fırsatı buldum ve çok içler acısı bir sonuca vardım:bütün arkadaşlarımın bakış açısı=can boğazdan gelir=ihtiyacın yok ki=aaa ayça delirme allahasen=biraz abartmıyor musun?.sonuncusunun doğruluk payı var evet çünkü şimdi mankenlerin neden salak olduklarını çok iyi anladım.Onların travmalarını da tıp dilinde sizlere şöyle yorumladım: hiçbir şey yememek sonucu algı yoksunluğu travması.Bugün arkadaşımın gözünde de o “güzelim algına ne olmuş?” bakışını da yakaladıktan sonra bu tezin doğruluğuna tamamen karar verdim ve artık ne mi yapıyorum HALA HİÇBİR ŞEY yemiyorum arkadaşlar lütfen algım,vizelerim ve not ortalamalarım hiçbirinizi germesin.(özellikle hala bu yazıyı nasıl yazabiliyor bakışı atan arkadaşıma öpücüklerimi ve algılı bakışlarımı bir borç bilirim)



En son EEE ödevi yazıyordum ama hangi ara blog yazısı oldu bu o geçişi tam şeyapamadım,neyse.
İYAKŞANLAR.