Öğlene kadar uyumak mutlu edermiş
insanı.yeşil hırka giymek,dondurma yemek,gözlük takmak ve hasta olmak da.çünkü
bunların hepsi hiç evden çıkmamak için birer sebepmiş belki de.bakıyorum da
NohutAdamFırat gibi konuşmaya başlamışım.aşırı duş alıyorum belki de ondandır.
Baktım,okudum
geçmişle ilgili dünya kadar yazı var.ödevlerim ,sınavlarım , araştırmam gereken
yığınla konularım olduğu için tabiki de oturdum okudum.biliyor yahu
adamlar.yazıyorlar baya da bir yaşamışlar.ağlatıyor be kahrolası o kadar
yazıyor.sen de tabi okuyup “hıı böyle yapmayayım da üzülmeyeyim” diyorsun.sonra
öbürüne de öyle.öbürüne de öyle.görüyorsun öyle,okuyorsun öyle,duyuyorsun
öyle.bi bakıyorsun kalmışsın geçmişte.çünkü üzülmemek için,hiçbir şey
yaşamamışsın.HİÇBİR ŞEY YAPMAMIŞSIN!hep korkak olmuşsun.hep kaçmışsın.salak da
sayılmazsın ama korkaksın.bak ne diyorum şimdi,yaşamayandan sana bir
tavsiye:yaşa,üzül,daha mutlu bir insan ol!daha mutlu bir insan olarak öl!
Çok
fırsat var ama hangisi gerçekten senin için?hangisi sadece sen olduğun
için?yaşamadan bilemezsin.yaşamadan “bence böyle” diyemezsin.
denemeden,elbisenin çirkin olduğuna karar veremezsin!.çizmeden yeteneksizim
diyemezsin!.görmeden göremiyorum,tatmadan tadı kötü,uğraşmadan yapamıyorum diye
bitiremezsin.
Bunun adı
önyargı değil,bunun adı:Ayça.


